Antalya Müzesi Müdürlüğü

Jale İNAN İhtisas Kütüphanesi

Prof. Dr. JALE İNAN

Prof. Dr. Jale İnan, Aziz ve Mesture Ogan’ın kızı olarak İstanbul Erenköy’de dünyaya gelmiştir.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin kurucusu olan ressam-arkeolog Osman Hamdi Bey, Aziz Ogan’ın Gebze’deki yazlık evlerinden komşusu olup, onun güzel sanatlar ile eski eserlere olan ilgi ve yeteneklerini sezmiş, bu konularda çalışması için yönlendirmiştir. Aziz Ogan Sanayi-i Nefise Mektebi’nde resim eğitimi aldıktan sonra Asar-ı Atika Müzeleri’ne girerek uzun yıllar hizmet vermiştir.

Cumhuriyetin ilk aydın kuşağının bir temsilcisi olan Aziz Ogan, beş çocuğunun da eğitimine önem vermiştir. Kızı Jale, babasının farklı görev yerleri nedeniyle orta eğitimini İzmir Fransız Mektebi’nde, lise eğitimini ise 1933 yılında İstanbul Erenköy Lisesi’nde tamamlamıştır. Bundan sonra Jale Ogan, çocuk yaşlarından itibaren tanıdığı arkeolojiyi kendine meslek olarak seçmeye karar vermiştir. O yıllarda Türkiye’de henüz arkeoloji eğitimi verecek bir kurum olmadığından, arkeoloji eğitimine başlamak üzere Alexander von Humboldt bursuyla Berlin’e gitmiş, bir yıl sonra Türk Hükümeti’nin verdiği devlet bursuyla eğitimine Almanya’da devam etmiştir. Jale Ogan Almanya’da zoru başarmış, bir yarıyıl gibi kısa bir sürede Almanca’nın temel gramerini kavramış, daha sonra bu Almancasıyla Grekçe ve Latince öğrenmiş, 2. Dünya Savaşı sırasında en fazla 10 dereceye kadar ısıtılan kütüphanelerde çalışmış, bombardımanlar sırasında elinde doktorasıyla sığınaklara koşmuş ve bu ağır şartlar altında 1943 yılında Prof. Dr. G. Rodenwaldt’in yanında arkeoloji eğitimini doktor unvanıyla tamamlamıştır.

1943’te İstanbul’a döndüğünde, İstanbul Üniversitesi’nde henüz Arkeoloji Bölümü olmadığından İlkçağ Tarihi Bölümü’nde Prof. Dr. M. Emin Bosch’un yanına asistan olarak atanmış ve Roma Sikkeleri üzerine araştırmalar yapmıştır.

1944 yılında bugünkü adı İstanbul Teknik Üniversitesi olan Mühendis Mektebi’nin doçentlerinden Mustafa İnan ile evlenmiş ve bir süre sonra biricik oğulları Hüseyin İnan dünyaya gelmiştir.

1946 yılında yeni üniversite kanunuyla İstanbul Üniversitesi’nde Prehistorya ve Arkeoloji Bölümü kurulmuş, Prof. Dr. A. Müfit Mansel Bölüm Başkanlığı’na atanmıştır. Dr. Jale İnan’da onun yanında asistan olarak çalışmaya başlamıştır. Ancak kuruluş aşamasında bölümde sadece iki kişi olduklarından, Jale İnan bir yandan ders verirken,  diğer yandan da Türkçe kaynak bulma sıkıntısında olan öğrencilerin çevirilerine yardımcı olmuş, Bölüm Kitaplığı’nı ve Fotoğraf Laboratuvarı’nı kurmuş, hatta Prof. Dr. A. Müfit Mansel’in derslerinde projeksiyonu kullanmıştır.

Aynı yıl Perge’de başlatılacak kazıların ön hazırlıklarını yapmak üzere Prof. Dr. A. Müfit Mansel tarafından Antalya’ya gönderilmiştir. Bunu ertesi yıl Side kazısı takip etmiştir. Savaş sonrası yıllarda arkeolojik çalışmaları gerçekleştirmek büyük zorlukların aşılmasını gerektiriyordu. O günlerin zorluklarını Jale İnan “Side’nin Roma Devri Heykeltraşlığı” kitabının önsözünde şöyle dile getirir:

“Bu işler bugünkü gibi pek kolay değildi.  Aksu Köy Enstitüsü’nden sağladığımız bir kamyonetle kazı malzemesini de yanımıza alarak bir öğle yemeğinden sonra yola çıktık. Yollar çok bozuktu, sürat yapamıyorduk. Peri Köprüsü çökmüş olduğundan ırmak yatağını aşmak zorunda kaldık; bu sırada kamyonet arıza yaptı, saatlerce orada kaldık ve ancak karanlık bastığında Side’ye varabildik. Sideliler, daha önceden haberli olduklarından, köy meydanından toplanmışlar, merak ve heyecanla bizi bekliyorlardı. Kamyoneti el birliği ile boşaltıp kamp için uygun gördükleri büyük liman tarafındaki kumsala iki çadır kurarak yatacak yerimizi sağladılar.”

Jale İnan’ın 1946 yılında başlayan kazı hayatı, 1975 yılından sonra resmen kazı başkanlığını da üstlendiği Perge, Side kazılarının yanı sıra Kremna, Boubon, Lyrbe-Seleukeia kurtarma kazılarıyla devam etmiştir. Çalıştığı tüm antik kentlerde restorasyon çalışmalarına önem vermiş, akrabası Selma ve Ragıp Devres’in maddi katkılarıyla 1962 yılında Side Müzesi’nin kurulmasını sağlamıştır. Aynı şekilde Side’deki Vespasian Anıtı’nın onarımını ve yine Side’deki Apollon Tapınağı’nın “Anastylosis”ini (kısmi ayağa kaldırma) gerçekleştirmiştir.

Meslek hayatında çok sayıda yayın yapan Jale İnan’ın en önemli uzmanlık alanı heykel sanatı olmuş, bu konuda birçok değerli eserler vermiştir. Heykel sanatı konusundaki ilk araştırmaları, 1947 yılında başlayan Side Kazıları’nda heykeltıraşlık yapıtlarının yayınının Prof. Dr. A. Müfit Mansel tarafından kendisine verilmesiyle başlamış, bu da mesleki yaşamında bir dönüm noktası olmuştur. Berlin’deki öğrenimi sırasında büyük ilgi duyduğu bu alanda çalışma şansı onun zaman içerisinde dünyaca ünlü bir heykel uzmanı olmasını sağlamıştır. Özellikle heykel parçalarının birleştirilmesindeki yeteneği, 80’li yıllarda Perge’den Boston’a kaçırılan bir Herakles Heykeli parçasını fotoğraflardan tespit etmesini sağlamıştır. Jale İnan Antalya Müzesi’nde bulunan bu heykelin alt parçasının mulajını alıp, Boston’a giderek parçaları birleştirmiş ve bu şekilde eserin Türkiye’den kaçırılmış olduğunu ispatlamış ve heykel parçasının iade edilmesi için yasal süreci başlatmıştır. Fotoğrafla belgeleme arkeolojik çalışmaların ilk ve en önemli aşamalarından biridir. Bu konuya çok önem veren Jale İnan özellikle çekimlerde çok titiz davranmış ve arkeoloji dünyasında başarılı fotoğrafçılığıyla tanınmıştır.

Arazi çalışmalarının çoğunu Antalya Bölgesi’nde gerçekleştiren Jale İnan, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin gelişmesine de bizzat katkıda bulunmuş, hatta zengin kişisel kitaplığını da bu Antalya Müzesine bağışlamıştır.

İstanbul Üniversitesi’nde kırk yıl hizmet vermiş olan Jale İnan, iki nesil boyunca çok sayıda arkeoloğun yetişmesine katkıda bulunmuş, yaşamı boyunca gerçekleştirdiği çok yönlü çalışmalarıyla da arkeoloji dünyasına damgasını vuran bir kişi olmayı başarmıştır.


JALE İNAN İHTİSAS KÜTÜPHANESİ

İhtisas kütüphanemizde  Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih ve Etnoğrafya içerikli kitap ve diğer yayınlar bulunmaktadır. Kütüphaneden dışarıya kitap verilememekte olup,  çalışmak isteyenler mesai saatleri içerisinde kütüphaneden yararlanabilmektedirler.